Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararına, işlediği günahlar da kendi zararınadır. O mü’minler, niyazlarına şöyle devam etiler: “Rabbimiz! Unutur veya hata edersek bizi cezalandırma! Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz! Kaldıramayacağımız şeyleri de bize yükleme! Günahlarımızı affet, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın. Kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!”
{ Bakara Sûresi 286.Ayet }
Bu ifade, hem derin bir teselli kaynağı hem de İslam inancının en temel adalet ilkelerinden biridir. Bakara Suresi'nin son ayetlerinde (286. Ayet) geçen bu düstur, "Lâ yükellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ" şeklinde ifade edilir.
Bu ilkenin hayatımızdaki ve inanç dünyamızdaki yansımalarını şöyle özetleyebiliriz:
1. İlahi Adaletin Gereği
Yaratıcı, kuluna taşıyamayacağı bir yük yüklemez. Eğer bir zorlukla karşı karşıyaysanız, bu aynı zamanda o zorluğu aşabilecek potansiyelin (sabır, akıl veya güç olarak) size verildiğinin de bir işaretidir.
2. Sorumluluk Sınırları
İnsanın yükümlülükleri, sahip olduğu imkanlarla doğru orantılıdır:
Bilgi: Bilmediğimiz bir şeyden sorumlu tutulmayız.
Güç: Fiziksel veya maddi imkanımızın elvermediği ibadetlerde kolaylıklar sağlanmıştır (Örneğin; ayakta duramayanın oturarak namaz kılması).
İrade: Elimizi kolumuzu bağlayan, irademiz dışında gelişen olaylardan ötürü cezalandırılmayız.
3. Psikolojik Rahatlama
Bu anlayış, insanı tükenmişlik hissinden ve yersiz suçluluk duygusundan korur. "Elimden geleni yaptım, gerisi benim gücümün ötesindeydi" diyebilmek, günümüzde kaygı yönetimi için de çok güçlü bir dayanaktır.
Bakara Sûresinin 286'ncı ayetinin ruhunu doğrudan destekleyen diğer genel ifadeler şunlardır:
A'râf Sûresi'nin 42 ve 43. Ayetlerinde , yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
42-İman edip iyi işler yapan kimseler ise, -Biz kişiye gücünün üstünde birşey yüklemeyiz.- cennetin sakinleridirler ve orada sonsuza dek kalacaklardır.
43-Onların içlerinde kin namına ne varsa hepsini söküp atmışızdır, altlarından ırmaklar akar. Onlar: "Hamdolsun bizi buna eriştiren Allah'a. O, bize doğru yolu göstermeseydi, bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamız mümkün değildi. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirdiler!" demektedirler. Onlara: "İşte bu gördüğünüz, yaptığınız iyi işler karşılığında mirasçısı olduğunuz cennettir." diye seslenilmektedir.
En'am Sûresi'nin 152 ve 153. Ayetlerinde , yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
152 - Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar en güzel şekilden başka türlü yaklaşmayın; ölçeği ve tartıyı tam ve denk tutun. Biz, hiçbir kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz. Söz sahibi olduğunuz zaman yakınlarınıza ait de olsa adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin. Duydunuz ya, O, düşünüp tutasınız diye bunları size emretti.
153- Bir de bu Benim dosdoğru yolumdur; hep onu takip edin, sizi onun yolundan saptırıp parçalayacak başka yolları takip etmeyin! Duydunuz ya, O, korunup takva sahibi olasınız diye bunları size emretti.
Mü'minûn Sûresi, 62. Ayetinde , yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
"Biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlara asla haksızlık edilmez."
2. Dinde Kolaylık İlkesi
İlahi sorumluluğun insanı zora sokmak için değil, terbiye etmek için olduğunu belirten ayetler:
Hac Sûresi'nin 78. Ayetinde , yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin! Sizi O seçti, üzerinize dinde hiçbir zorluk da yükletmedi. Haydi babanız İbrahim'in milletine! Bundan önce ve bunda(Kur'an'da) size müslüman adını o Allah verdi ki peygamber size şahid olsun, siz de bütün insanlara şahidler olasınız. Şu halde namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sıkı tutunun ki, sahibiniz O'dur. Artık O ne güzel bir sahip, ne güzel bir yardımcıdır.
Mâide Suresi, 6. Ayet ile " yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size olan nimetini tamamlamak ister..."
Bakara Suresi, 185. Ayet: (Oruçla ilgili hükümlerden sonra) "...Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez..."
3. Maddi Duruma Göre Sorumluluk
Ekonomik ve sosyal sorumluluklarda da bu kural geçerlidir:
Talâk Suresi, 7. Ayet de yüce Rabbimiz mealen şu şekilde buyurmuştur:
Varlıklı olan varlığı nisbetinde nafaka versin, rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiğinden nafaka verin! Allah hiç kimseyi kendisine verdiğinden başkasıyla mükellef (sorumlu) tutmaz. Allah bir zorluğun arkasından bir kolaylık yapar.

Yorumlar